Dergi Detay

Dergi Resmi

Olağan Hikaye (34. Sayı)

Dergi Ücreti : 20 ₺

EDEBİYAT VE SİYASET

Yunus Emre Özsaray

 

Hayat, edebiyatı gün geçtikçe biraz daha dışarı itiyor. Bu durum biraz da edebiyatçının
uzun zamandır kendine biçtiği rolle ilgili bir durum. Asırları aşan tartışmayı

yeniden hatırlayalım. Evet, sanat toplum içindir. Sanat için olduğu zaman da toplum

içindir. Tarihin hiçbir dönemi yoktur ki edebiyat hayatın dışında kalmış olsun. İlk dönem

romantikleri hatırlayalım, bunların hiçbiri kendi içine kapanmış, hayatla bağını,

sanat adına kesmiş tipler değillerdi. Romantizmin tabiatta kelebekler gibi uçup lirik

şiirler yazdığı sanılan kurucusu Vilyım Vörsvört (William Wordsworth) siyasi risaleler

kaleme almıştı. Kolriç (Coleridge) siyasi gazetecilik faaliyetleri yürütmüştü. Pörsi

Şeli (Percy Shelley) fikirlerini yaymak adına sokaklarda broşür dağıtmıştı. Bu şairlerin

şiirlerinde tercih ettikleri poetik tutum da sanayiciliğin ve demokrasinin yükselişine

gösterilen bir tepkiydi.

Hikâyede de durum farklı değil. Dönüp edebiyatımızdaki bir dönemin yazarlarına

bakalım, hayır Sabahattin Ali’ye falan değil. Meselâ Sait Faik de dâhil olmak

üzere Ferit Edgü’nün, Orhan Duru’nun içinde olduğu, yaptıkları edebiyatta neredeyse

apolitik görülecek kuşağa. Dili kullanma biçimlerinden, hikâyeyi anlatma tavırlarına

kadar son derece yüksek bir politik bilince ve aksiyona sahip isimler bunlar. Edebiyatlarının

poetik tarafı politik taraflarının güçlü bir yansımasıdır.

Bugünse durum biraz daha farklı. Dünya görüşü fark etmeksizin edebiyatçı kendinden

önceki kuşaklarla kıyaslandığında politik bilince sahip olmamayı tercih ediyor.

Poetik tutumu da bu yüzden söz konusu değil veya tutumunun bir zemininden bahsedemiyoruz.

Bu durum, edebiyat binasını İslamcı düşüncenin dergicilik geleneği üzerine

kuranlarda son dönemde biraz daha fazla hissediliyor. Politik ve poetik bilinçten

yoksun bir edebiyatın hayatın dışına itilmesinden daha doğal bir şey yok. Politik duruşunuzla

içinde olmadığınız bir hayatın sizin sanatınızın varsa eğer poetik tutumunu

önemsemesini beklemek fazla safdillik. Ne yapsın o hayat sizin toplumla bağı olmayan

sadece sizi ilgilendiren sanatınızı…

Edebiyatımızı hayatın içinde tutmaya çalışıyoruz. Bu yüzden de politik bir bilince

sahip olmayı önemsiyoruz. Politik bilinç derken kastımız gündelik politika değil. Daha

büyük bir siyaset. Edebiyatımız da dil tutumumuz da hikâye vurgumuz da bu inandığımız

siyasetin bir yardımcı aracı. Olağan Hikâye çıktığı günden beri bu duruşu ortaya

koymaya çalışıyor. İnşallah dilimize, şiirimize, hikâyelerimize, edebiyatımıza, kültürümüze

bu duruşu yansıtma muvaffakiyetine nail olabileceğimiz günleri görürüz.